Nikah – Gerdek Gecesi

“Medeni veya dinsel nikahtan sonra gelinle güveyin bir araya gelmelerine gerdek denir. Böylece gelinin ve güveyin evliliği yasa din ve bağlı bulunduğu toplum üyelerinin onayı ile geçerli sayılmış olur…Yasa önünde geçersiz olmasına karşın imam nikahı denilen “dini nikah” halen yaygınlığını sürdürmektedir. Kimi ailelerse medeni nikahın yanı sıra sonradan bir de dini nikah yaptırarak evlilik birliğini kutsamış olurlar. Hatta kimi durumlarda sadece dini nikah yaptırılmakla yetinilmektedir.”

“İster yasal yoldan isterse yasalardan kaçınılarak gerçekleştirilmiş olsun nikahın amacı; kadın erkek beraberliğini ilan etmek toplumun gözünde geçerli saymak kutlamak ve kutsamaktır.
Nikahtan sonra bir araya gelecek çiftlerin kalacağı yere “gerdek evi” “gerdek damı” “gerdek odası” gibi adlar verilmektedir. Sağdıcı ve yakın arkadaşları tarafından şamatayla ve yumruklanarak getirilen güvey gerdek odasına sokulur. Gelin ile güvey birbirlerine sözlerini geçirmek dileği ile ayaklarına basmaya çalışırlar. Geleneğin ve dinselliğin ağır bastığı yerlerde güvey başkalarıyla birlikte namaz kıldıktan sonra ilahiler arasında gerdeğe sokulur. Gelinle güveyin karı koca oldukları geceye “gerdek gecesi” ya da “zifaf gecesi” denmektedir…
Gelinin sandığında veya arkasından gelin ardı denilen yiyecek gönderilir. Bunda pişirilmiş tavuk baklava çerez türünden yiyecekler bulunmaktadır.

Gelinin yanında bir yenge bulunmaktadır. Yenge gelin ile güveyi el ele tutuşturup gelini güveye teslim ettikten sonra dışarı çıkar. Bu arada gelin hiç konuşmaz güveyin gelini konuşturmak için çeşitli yöntemlere baş vurduğu olmaktadır. Gelini konuşturmanın tek yolu “yüz görümlüğü” denilen hediyenin geline verilmesidir. Bu arada güvey iki rekat namaz kılar. Gelin ayakta bekler.

Çoğunlukla kızla birlikte kız evinden gelen yenge birleşmenin işaretini bekledikten sonra geri dönmektedir. Yengenin bir görevi de kız annesine müjde vermektir. Kız evine haber çoğunlukla gece gitmektedir.
Ülkemizde gelinin masum ve temiz olmasına önem verilir. Kızın evlenmeden önce başkaları ile tanışmamış olması üstünde titizlikle durulur. Törelerin etkinliğini sürdürdüğü yerlerde yenge kadınlar gerdek sonucunu beklerler. Kimi yerlerde kızın temiz çıktığı belli olunca sonuç evin damına bayrak asmak ya da silah atmakla ilan edilir. Gelinin kız çıkmadığı anlaşılırsa baba evine yollanması da bilinen olaylardandır.”

Kız ağlaması denilen yas örnekleri

Konya’da kız ağlaması denilen yas örneği:

Evimizin önü mersin
Ellemen dalında ersin
Gelin olup gidiyorum
Çağırın da babam gelsin

Niğde’den bir örnek:

Ocağımızın taşı gara
Ciğerimin başı yara
Sabahtan kalk garip anam
Yana yana evlat ara

Kız annesinin söylediği yas:

Şu görünen ekin mola
Ekin değil purçağ imiş
Kız anadan ayrılması
Yalan değil gerçeğ imiş

Gelin almaya gelen kadınların söylediği ilahi:

Al bayrağın yeşili
Tuttuk cennet kuşunu
Selam söylen damada
Getiriyok eşini

-Gelinin bir koluna kendi aile büyüklerinden birisi diğerine oğlan tarafı akrabalarından birisi son zamanlarda ise bu kişi doğrudan damat olmaktadır.
- Gelin kapıdan çıkarken yeni evine bereketiyle gitsin diye başına buğday çerez leblebi şeker vb. saçılır ya da buğday ve para ayakkabısının içine konur.
-Bacayı ve kapının arkasına tekmeler ki huyu baba evinde kalsın.
-Gelin kapının arkasına tükürür eşiğe niyaz eder.
-Gelinin sırtına yumruk vurulur sağ koluna Kur’an sol koluna ekmek sıkıştırılır. Annesi evden ekşi hamur süpürge oklava gibi eşyalar verir.
-Gelin evden çıkarılmadan oğlan tarafı kızın erkek kardeşine kapı parası ödemek zorundadır. Bolu’da kızın erkek kardeşi kapının üstüne bıçak saplar. Oğlan tarafından bahşiş alıp da o bıçak oradan indirilmedikçe kız evden çıkarılamaz.
-Gelin almaya gelenlerin arabalarına takmaları için kız evi tarafından basma tülbent vb. verilir.
-Gelinin dualar veya davul-zurnanın çaldığı gelin alma havası eşliğinde çıkarıldığı da olur.
-Gelin gelin arabasına bindirilmeden arabanın etrafını 3 kere dolaşarak sağ taraftan biner. Arabaya bindirilen geline bahtının açık olması ve geleceğinin aydınlık olması amacıyla ayna tutulur. Kötü etkilerden uzaklaşsın ve kötü huylarını geride bıraksın diyerek arkasından testi şişe kırılır. Yeni yaşamı akıcı ve temiz duyguları içersin diye arkasından su serpilir.

Gelinin Oğlan Evine Götürülüşü:
Geline köyün içi ve etrafı evliliğe koruyuculuk kazandıracağı inancıyla cami ölmüş olan oğlan tarafı büyüklerini memnun etmek ve sonunun ölüm olduğunu görüp ona göre davranmasını sağlamak amacıyla mezarlık etrafı dolaştırılır. Bu sırada uygun alanlarda durularak davul-zurna eşliğinde oyunlar oynanır at yarışları yapılır silahlar atılır.
-Önceleri damadın gelin almaya gelmediği zamanlarda bir çocuk gelinin evinden aldığı yastığı veya gelinin yüzüğünü ayakkabısını damada götürüp bahşiş alırdı. Böylece gelin alayının yola çıktığı da haber verilmiş olurdu.
-Bir haberci önden giderek gelinin kayınvalidesine gelini aldıklarını söyler ve bahşiş alır.
-Dolaşma sırasında gelin alayının önü çocuklar veya delikanlılar tarafından urgan tutulmak suretiyle kesilir ve bahşiş istenir.
-Önceleri çobanlar at üstünde götürülen gelinin önüne koç çıkarırlarmış. Gelin atın üzerinden eğilip koçu yukarı kaldırabilirse koç gelinin olur aksi halde çobana düğün sahibi bahşiş verirmiş.

Gelin Oğlan Evine Gelmesi ve Arabadan İndirilmesi
Gelin arabadan inmeden önce kaynana veya kayınbaba indirmelik veya üzengilik olarak adlandırılan hediye vermek zorundadır. Bu hediye tarla koç koyun olabilmekte ailelerin varlık durumlarına göre değişmektedir. Bazen etraftakiler kaynanaya “ne bağışladın?” veya “gelinin ayağı topal inmiyor” sözlerine karşılık “oğlumu bağışladım” veya “koç gibi oğlan bağışladım” karşılığını verdiği olur.
Gelin daha arabadayken doğurgan olmasını sağlamak amacıyla kucağına çocuk verilir.
-Gelin arabadan indirilmeden orada bulunanlar hoca eşliğinde dua ederler. Duadan sonra gelin dayanıklı ve sağlam olması amacıyla ters çevrilmiş kazana ve üzerindeki kaşığa bastırılarak kaşığı kırması sağlanır.
-Yine sağlam ve dayanıklı olması amacıyla gelin saca hayvan derisinden yapılmış kendire bastırılır.
-Koyunun uysallığına sahip olması dileği ile koyun postuna bastırılarak indirilmesi yaygın bir uygulamadır. Gelin arabadan indirilirken kurban kesilir kanı gelinin alnına sürülür kanın üzerinden atlatılır.
-Doğurgan olsun ve yeni evine bereketiyle gelsin diye damdan gelinin başına üzüm leblebi fındık fıstık iğde üzüm serpilir.
-Gelinin inançlı olmasını sağlamak amacıyla bir koluna Kuran diğerine ekmek konur veya eline Kuran ile ayna verilir.
-Gelinin kötü huylarının yok edilmesi söz dinleyen bir ev kadını olmasını sağlamak amacıyla evin damı üzerinden çömlek atılarak kırılır. Bazen de geline bardak kırdırılır.
-Yeni evindekilerle geçimi uyumlu ve tatlı olsun diye gelin kapıya kadar yol üzerine yağ bal karışımı döker. Damat elma ve portakalı yerde parçalar havaya ateş eder.
-Gelin kapının önüne geldiğinde duvağı açılarak yine aynı amaçlarla ağzına yağ-bal sürülür tatlı yalatılır. Bir lokum ya da şeker ikiye bölünerek veya pekmez ile tereyağından birer lokma geline ve damada ya da geline ve kaynanaya yedirilir.
- Gelin kendisine verilen yağ-bal karışımı şerbet pekmez hamur veya mayayı kapıya kaynanasının şalvarının ağına sürer.
-Gelin ya da etraftakilerce yeni evinde kalıcı olsun diye bir çivi eşiğe duvara ya da kapıya çakılır.
-Eşikte testi bardak kırıp evin kapısını tekmeyle açar eşiği öper eve sağ taraftan sokulur.
-Gelin sağlam ve dayanıklı olsun kötü etkilerden temizlensin diye eşiğe konan demir veya ateş üzerinden atlatılır.
-Gelin içeri girerken bir kaşığı arkaya fırlatır sonra kaynanasının koltuğunun veya bacağının altından geçer. Böylece kaynanasının sözünden dışarı çıkmaması sağlanmış olacaktır.
-Kapıdan girerken yol üzerine yastık oklava gibi eşyalar konur. Gelinin bunları alıp yukarı çıkması halinde anlayışlı olduğu görmeden geçmesi durumunda da bilgisizliği anlaşılmaya çalışılmaktadır. Gelinin anlayışlı bilgili olması ondan aranan iyi huy namuslu olma niteliklerinden hemen sonra istenen bir özelliktir.
Gelinin Oğlan Evine Girmesi
Sağ ayağı ile eşikten atlayarak giren gelin kaynanasının elini eteğini ve kayınpederinin elini ayağını evde bulunan diğerlerinin ellerini öper.
-Gelin ailenin ve yakınlarının ağızlarına eritilmiş bal veya pekmez sürer üzerlik tüttürülür.
-Gelin ocakbaşı ile evin bacasına yağ sürer aş evine sokulup çıkarılır ya da sandalyede oturtulur. Gelin ibrikle evin dört tarafına su döker odasının kapısını üç kere açıp kapatır.
-Gelinle damada şerbet içirilir. Kız evinden getirilen ekmek tuz maya tabak yerlerine yerleştirilir.
-Kaynana geline yağda pişmiş yumurta yağlı ekmek yedirir. Gelinin kucağına erkek çocuğu oturtulur ya da yatağında yuvarlatılır.
-Gelinle damat bir odaya alınırlar. Yine evliliğin mutlu olmasını sağlamak için birlikte şerbet içerler. Damat geline yüz görümlüğü olarak para veya altın taktıktan sona birlikte dışarı çıkarlar.
Güvey arkadaşları tarafından akşam getirilmek üzere götürülür.
Kadınlar gelini görmeye gelirler. Gelin de orada bulunanların ellerini öper. Oğlan evinin kadınları tarafından dışarı çıkarılarak öğüt vermek amacıyla türkülerle övülür.

Gelinin giydiği çizme
Çizmenin tabanı yazma
Gelinim mehleyi gezme
Hoş geldin gelin kadın

Gelin geldin evimize
Sevgi düştü gönlümüze
Bi yalınız oğlumuza
Hoş geldin gelin kadın
Oyunlar oynanarak düğün akşama kadar devam eder. Bugün gelenlere yemek verilir.

Gelinin Baba Evinden Çıkarılışı

Kız babasından izin alındıktan sonra sıra gelinin çıkarılmasına gelir. Gelinin beline babası ya da erkek kardeşi tarafından kırmızı kuşak bağlanır. Ailesiyle helalleşir. Bazı yörelerde babasının elini ayağını öper babası da ona koç koyun bağışlar. Gelinin sandığına oturan kardeşine de sandık parası ödenir. Bu arada gelin yas eder.

Kız Evine Gelindiğinde Yapılanlar

Kız evine gelen oğlan tarafı kadınları içeri girmek için kapı bıçağı/kapı parası verirlerken diğer gelenler dışarıda bekler. Kadınlar içeride gelini hazırlarlar.
-Kız evi önünde bekleyenler davul-zurna eşliğinde oynarlar halay çekerler oyunlar çıkarırlar silah sıkarlar. Geçmişte özellikle erkeklerin güreş tuttuğundan at ve cirit yarışı düzenlediklerinden söz edilir.
-Gelin alıcılar uzak yerden geliyorsa komşularca paylaşılarak yemek verilir.

Asıl Düğün Günü (Gelin Alma Günü)

Gelin alma gelinin baba ocağından alınıp oğlan evine götürülmesi sırasındaki uygulamaları içerir.
Kız beğenme görücülük dünür söz kesme nişan düğün hazırlığı çeyiz düzme kına gecesi derken sıra asıl düğün günü olarak da adlandırılan gelinin oğlan evine götürülmesine gelir.
Bölgelere göre farklı olmakla birlikte genelde bir hafta üç gün veya iki gün süren düğünlerde son gün gelin almadır. Perşembe veya son zamanlarda Pazar gününe rastlayan bugüne “gelin götürme kız alma/çıkarma hak alma gelin savması gelin göçürme” gibi çeşitli isimler verilmektedir.
Düğün alayı camiden anons yapılarak komşulara davetiye gönderilerek veya davul – zurna eşliğinde düğün kahyasının tüm evleri dolaşıp herkesi davet etmesi ile oluşturulur. Öğle üzeri veya öğleden sonra yol yakınsa yürünerek uzaksa arabalarla gidilir. Gelin almaya gidenlere: Seğmen gelinci düğüncü yengeci dünürsü gellancı gelin götürücü hakçı adları verilir. Gelin almaya; davetliler oğlan tarafı yakınları (elti görümce kaynata amca vb.) ve son zamanlarda damat gitmektedir. Gelinin kaynanası gelin almaya gelmez gelini evde bekler.
Düğün alayı kız evine düğün bayrağı önde olmak üzere davul-zurna eşliğinde gider.
-Bazı yörelerde kız evi ile oğlan evinin 2 ayrı bayraklı düğün alayı olur. Kız evi düğün bayraklıları oğlan tarafını köy sınırında bekler ve karşılaştıklarında oğlan tarafına sorular sorarlar. Kız tarafının sorularına erkek tarafı cevap verebilirse birlikte eğlenirler bilemezlerse kız tarafına “bayrak yolu” (para) verilir.
-Buna benzer bir uygulama da istedikleri bir şeyin sözünü almak için kız tarafı delikanlılarının düğün alayını yumurta ve taş yağmuruna tutmasıdır.
-Düğün alayı kız evine yaklaşınca delikanlılar urgan gerip urgan parası almadan yol vermezler.

Kız Evine Gelindiğinde Yapılanlar-Kız evine gelen oğlan tarafı kadınları içeri girmek için kapı bıçağı/kapı parası verirlerken diğer gelenler dışarıda bekler. Kadınlar içeride gelini hazırlarlar.
-Kız evi önünde bekleyenler davul-zurna eşliğinde oynarlar halay çekerler oyunlar çıkarırlar silah sıkarlar. Geçmişte özellikle erkeklerin güreş tuttuğundan at ve cirit yarışı düzenlediklerinden söz edilir.
-Gelin alıcılar uzak yerden geliyorsa komşularca paylaşılarak yemek verilir.

Gelinin Baba Evinden Çıkarılışı:
Kız babasından izin alındıktan sonra sıra gelinin çıkarılmasına gelir. Gelinin beline babası ya da erkek kardeşi tarafından kırmızı kuşak bağlanır. Ailesiyle helalleşir. Bazı yörelerde babasının elini ayağını öper babası da ona koç koyun bağışlar. Gelinin sandığına oturan kardeşine de sandık parası ödenir. Bu arada gelin yas eder.

Konya’da kız ağlaması denilen yas örneği:

Evimizin önü mersin
Ellemen dalında ersin
Gelin olup gidiyorum
Çağırın da babam gelsin

Niğde’den bir örnek:

Ocağımızın taşı gara
Ciğerimin başı yara
Sabahtan kalk garip anam
Yana yana evlat ara

Kız annesinin söylediği yas:

Şu görünen ekin mola
Ekin değil purçağ imiş
Kız anadan ayrılması
Yalan değil gerçeğ imiş

Gelin almaya gelen kadınların söylediği ilahi:

Al bayrağın yeşili
Tuttuk cennet kuşunu
Selam söylen damada
Getiriyok eşini

-Gelinin bir koluna kendi aile büyüklerinden birisi diğerine oğlan tarafı akrabalarından birisi son zamanlarda ise bu kişi doğrudan damat olmaktadır.
- Gelin kapıdan çıkarken yeni evine bereketiyle gitsin diye başına buğday çerez leblebi şeker vb. saçılır ya da buğday ve para ayakkabısının içine konur.
-Bacayı ve kapının arkasına tekmeler ki huyu baba evinde kalsın.
-Gelin kapının arkasına tükürür eşiğe niyaz eder.
-Gelinin sırtına yumruk vurulur sağ koluna Kur’an sol koluna ekmek sıkıştırılır. Annesi evden ekşi hamur süpürge oklava gibi eşyalar verir.
-Gelin evden çıkarılmadan oğlan tarafı kızın erkek kardeşine kapı parası ödemek zorundadır. Bolu’da kızın erkek kardeşi kapının üstüne bıçak saplar. Oğlan tarafından bahşiş alıp da o bıçak oradan indirilmedikçe kız evden çıkarılamaz.
-Gelin almaya gelenlerin arabalarına takmaları için kız evi tarafından basma tülbent vb. verilir.
-Gelinin dualar veya davul-zurnanın çaldığı gelin alma havası eşliğinde çıkarıldığı da olur.
-Gelin gelin arabasına bindirilmeden arabanın etrafını 3 kere dolaşarak sağ taraftan biner. Arabaya bindirilen geline bahtının açık olması ve geleceğinin aydınlık olması amacıyla ayna tutulur. Kötü etkilerden uzaklaşsın ve kötü huylarını geride bıraksın diyerek arkasından testi şişe kırılır. Yeni yaşamı akıcı ve temiz duyguları içersin diye arkasından su serpilir.

Gelinin Oğlan Evine Götürülüşü:
Geline köyün içi ve etrafı evliliğe koruyuculuk kazandıracağı inancıyla cami ölmüş olan oğlan tarafı büyüklerini memnun etmek ve sonunun ölüm olduğunu görüp ona göre davranmasını sağlamak amacıyla mezarlık etrafı dolaştırılır. Bu sırada uygun alanlarda durularak davul-zurna eşliğinde oyunlar oynanır at yarışları yapılır silahlar atılır.
-Önceleri damadın gelin almaya gelmediği zamanlarda bir çocuk gelinin evinden aldığı yastığı veya gelinin yüzüğünü ayakkabısını damada götürüp bahşiş alırdı. Böylece gelin alayının yola çıktığı da haber verilmiş olurdu.
-Bir haberci önden giderek gelinin kayınvalidesine gelini aldıklarını söyler ve bahşiş alır.
-Dolaşma sırasında gelin alayının önü çocuklar veya delikanlılar tarafından urgan tutulmak suretiyle kesilir ve bahşiş istenir.
-Önceleri çobanlar at üstünde götürülen gelinin önüne koç çıkarırlarmış. Gelin atın üzerinden eğilip koçu yukarı kaldırabilirse koç gelinin olur aksi halde çobana düğün sahibi bahşiş verirmiş.

Gelin Oğlan Evine Gelmesi ve Arabadan İndirilmesi
Gelin arabadan inmeden önce kaynana veya kayınbaba indirmelik veya üzengilik olarak adlandırılan hediye vermek zorundadır. Bu hediye tarla koç koyun olabilmekte ailelerin varlık durumlarına göre değişmektedir. Bazen etraftakiler kaynanaya “ne bağışladın?” veya “gelinin ayağı topal inmiyor” sözlerine karşılık “oğlumu bağışladım” veya “koç gibi oğlan bağışladım” karşılığını verdiği olur.
Gelin daha arabadayken doğurgan olmasını sağlamak amacıyla kucağına çocuk verilir.
-Gelin arabadan indirilmeden orada bulunanlar hoca eşliğinde dua ederler. Duadan sonra gelin dayanıklı ve sağlam olması amacıyla ters çevrilmiş kazana ve üzerindeki kaşığa bastırılarak kaşığı kırması sağlanır.
-Yine sağlam ve dayanıklı olması amacıyla gelin saca hayvan derisinden yapılmış kendire bastırılır.
-Koyunun uysallığına sahip olması dileği ile koyun postuna bastırılarak indirilmesi yaygın bir uygulamadır. Gelin arabadan indirilirken kurban kesilir kanı gelinin alnına sürülür kanın üzerinden atlatılır.
-Doğurgan olsun ve yeni evine bereketiyle gelsin diye damdan gelinin başına üzüm leblebi fındık fıstık iğde üzüm serpilir.
-Gelinin inançlı olmasını sağlamak amacıyla bir koluna Kuran diğerine ekmek konur veya eline Kuran ile ayna verilir.
-Gelinin kötü huylarının yok edilmesi söz dinleyen bir ev kadını olmasını sağlamak amacıyla evin damı üzerinden çömlek atılarak kırılır. Bazen de geline bardak kırdırılır.
-Yeni evindekilerle geçimi uyumlu ve tatlı olsun diye gelin kapıya kadar yol üzerine yağ bal karışımı döker. Damat elma ve portakalı yerde parçalar havaya ateş eder.
-Gelin kapının önüne geldiğinde duvağı açılarak yine aynı amaçlarla ağzına yağ-bal sürülür tatlı yalatılır. Bir lokum ya da şeker ikiye bölünerek veya pekmez ile tereyağından birer lokma geline ve damada ya da geline ve kaynanaya yedirilir.
- Gelin kendisine verilen yağ-bal karışımı şerbet pekmez hamur veya mayayı kapıya kaynanasının şalvarının ağına sürer.
-Gelin ya da etraftakilerce yeni evinde kalıcı olsun diye bir çivi eşiğe duvara ya da kapıya çakılır.
-Eşikte testi bardak kırıp evin kapısını tekmeyle açar eşiği öper eve sağ taraftan sokulur.
-Gelin sağlam ve dayanıklı olsun kötü etkilerden temizlensin diye eşiğe konan demir veya ateş üzerinden atlatılır.
-Gelin içeri girerken bir kaşığı arkaya fırlatır sonra kaynanasının koltuğunun veya bacağının altından geçer. Böylece kaynanasının sözünden dışarı çıkmaması sağlanmış olacaktır.
-Kapıdan girerken yol üzerine yastık oklava gibi eşyalar konur. Gelinin bunları alıp yukarı çıkması halinde anlayışlı olduğu görmeden geçmesi durumunda da bilgisizliği anlaşılmaya çalışılmaktadır. Gelinin anlayışlı bilgili olması ondan aranan iyi huy namuslu olma niteliklerinden hemen sonra istenen bir özelliktir.
Gelinin Oğlan Evine Girmesi
Sağ ayağı ile eşikten atlayarak giren gelin kaynanasının elini eteğini ve kayınpederinin elini ayağını evde bulunan diğerlerinin ellerini öper.
-Gelin ailenin ve yakınlarının ağızlarına eritilmiş bal veya pekmez sürer üzerlik tüttürülür.
-Gelin ocakbaşı ile evin bacasına yağ sürer aş evine sokulup çıkarılır ya da sandalyede oturtulur. Gelin ibrikle evin dört tarafına su döker odasının kapısını üç kere açıp kapatır.
-Gelinle damada şerbet içirilir. Kız evinden getirilen ekmek tuz maya tabak yerlerine yerleştirilir.
-Kaynana geline yağda pişmiş yumurta yağlı ekmek yedirir. Gelinin kucağına erkek çocuğu oturtulur ya da yatağında yuvarlatılır.
-Gelinle damat bir odaya alınırlar. Yine evliliğin mutlu olmasını sağlamak için birlikte şerbet içerler. Damat geline yüz görümlüğü olarak para veya altın taktıktan sona birlikte dışarı çıkarlar.
Güvey arkadaşları tarafından akşam getirilmek üzere götürülür.
Kadınlar gelini görmeye gelirler. Gelin de orada bulunanların ellerini öper. Oğlan evinin kadınları tarafından dışarı çıkarılarak öğüt vermek amacıyla türkülerle övülür.

Gelinin giydiği çizme
Çizmenin tabanı yazma
Gelinim mehleyi gezme
Hoş geldin gelin kadın

Gelin geldin evimize
Sevgi düştü gönlümüze
Bi yalınız oğlumuza
Hoş geldin gelin kadın
Oyunlar oynanarak düğün akşama kadar devam eder. Bugün gelenlere yemek verilir.

Kına Gecesi Nedir, Nasıl Olur, Neler Yapılır ?

Kına geceleri ayrı bir önem ve özellik göstermektedir. Evlenecek olan kızın; ailesi yakınları ve arkadaşları ile kadın kadına geçireceği bu son gece asıl düğün günü olarak da bilinen gelin alma gününden bir gün önceye rastlamaktadır.
Bugün hüznün yoğun olarak yaşandığı bir gündür. Geleneksel yapının yoğun yaşadığı bölgelerde hala eski önemini korumaktadır. Büyük kentlerde ise artık ya yapılmamakta veya sadece eğlenceden ibaret bir gün olma niteliğini taşımaktadır. Şehir merkezlerinde kına geceleri asıl fonksiyonundan uzaklaşmaya başladı. Daha önceleri kızın evden ayrılışı son vedalaşması biçimindeyken günümüzde eğlenceye dönük nikahla evleniliyorsa düğünün yerini alan bir eğlence durumuna geçti.
Bu geceye el kınası has kınası gelini kınaya çekme kına düğünü kına basma yaygın olarak da kına gecesi gibi çeşitli adlar verilmektedir.
Kına yakmak eski İslam geleneklerindendir. Geleneksel toplumlarda kınanın eşleri birbirine sevgili yapmak amacı ile yakıldığı söylenmektedir. Kına aynı zamanda koruyucu özelliği ile karşımıza çıkmaktadır. Gelin ve davetlilerin ellerine yakılarak evliliğin bir anlamda kutlanıp kutsanması sağlanmaktadır.
Kına gecelerinde uygulanan adet ve uygulamalar esasta bir olmakla beraber ayrıntılarda birtakım özellikler gösterir.
Kınaya davet bazı yörelerde kuru kına sakız şeker dağıtılmak veya ağızdan söylemek suretiyle yapılmaktadır.
Geline yakılacak kına oğlan evi tarafından alınır. Çoğu zaman kız evine gün öncesinde çerezlerle birlikte gönderilir. Kimi zaman da giderken götürülür. Özenle hazırlanan kına tepsisinde çerezler tatlılar kına çöreği veya kına helvası bulunur.
Kına gecesi olarak adlandırılan bu günden başka bazı yörelerimizde ana kınası olarak adlandırılan bir gün de vardır. Bugün kızın annesi tarafından alınan kına kadınlar ve kızların toplanmasından sonra kızın başına yakılır. Buna baş bozma gelin baş kınası da denilmektedir.
Kına gecesi kız evinde düzenlenir. Çağrılı kadınlar ve genç kızlar önce oğlan evinde toplanırlar. Bunlara kınacı da denmektedir.
Kınacılar gelinceye kadar kız evinin yakınları çeşitli eğlenceler düzenlerler. Oğlan evinin gelmesiyle kız evi mahzunlaşır eğlenme sırası oğlan evindedir.
Oğlan evinden gelenler kız evinde karşılanarak ağırlanır.
Oyunlar eğlenceler bir süre devam ettikten sonra sına kınanın yakılmasına gelir.
Bazı yörelerde gelin kıyafetini değiştirir. Başına al duvak örtülerek kına için hazırlanır.
Gümüş veya bakır tas içerisinde başı bütün yani analı babalı başından ayrılık geçmemiş bir kadın tarafından kına karılır. Kınanın içine bozuk para da konur. Bu hem bereket dileği hem de kına yakan kişiye baht açıklığı sağlamak amacına yöneliktir.
Edirne ve Kırıkkale’de gerçekleştirilen kına sekiği denilen adet oldukça ilginçtir. Kına gezdirme anlamına gelen bu uygulamada hazırlanan kınaya iki tane mum dikilir. Bunlardan biri kız diğeri erkek çocuğu simgeler. Amaç gelinin kızı ve oğlu olmasını sağlamaya yöneliktir. Kına tepsisi delikanlıların eline verilir. Gelinin bir koluna kız diğer koluna yeni gelin girerek kına tepsisi önde gelin arkada olmak üzere üç kere meydanda dolaşılır.
Gelin kız hazırlandıktan sonra başına al pullu bir duvak örtülerek genç kızların söylemiş olduğu ilahiler eşliğinde ve içinde mumların yakıldığı kına tepsisi ile ortaya getirilir.
Kıbleye çevrilmiş yastığın çevresinde üç kere dönülerek kimi yörelerimizde üç kere yastığa oturup kaldırılarak oturtulur.
Gelinin kınasını yine başı bütün bir kadın ile bir genç kız yakar. Bu arada kız elini açmaz. Kaynana gelinin elinin ortasına altın veya para koyar. Gelinin ellerine ayaklarına kına yakılır. Eskişehir’de gelin iki kat yapılmış yastığın üzerine kolları başının üzerinde çapraz yapacak şekilde oturur. Yengelerden birisi sağ eline ve sol ayağına diğeri sol eline ve sağ ayağına olmak üzere kına yakar.
Kına yakan kişinin bir hata yapmaması gerekir. Kınanın yanlış yakılması o kişinin cezalandırılmasını gerektirir. Ceza olarak bir hayvan kesmek zorundadır.
Kına şekilleri de farklılık gösterir.
Sıvama elin bileğe kadar tamamen ve hiç boşluk bırakmadan yakılmasıdır. Yüksük yalnız parmak uçlarına
Kuş gözü avuç içine tekerlek olarak yakılmasıdır.
İp kınasında da ele ip sarılır kına öyle yakılır. İp olan yerler kına tutmaz ve değişik şekiller oluşturulur.
Gelinin el ve ayaklarına kına yakıldıktan sonra bağlanır.
Kına yakılırken gelin ve akrabaları ağlar. Gelin ağlamazsa hevesliymiş denilir. Bu arada baş övme gelin okşama yakım denilen kına türküleri söylenir.

Adana Tufanbeyli’den bir örnek:

Baba kinin bitti mi?
Kardeş ekmeğin arttı mı?
İşte koyup gidiyorum
El kızı aaafin yetti mi?

Bolu’dan bir örnek

Altın tas içine kına ezilsin
Sabah olsun güzel yüzün yazılsın
Görümceler etrafına dizilsin
Gelinim kınan kutlu olsun
Burada dirliğin tatlı olsun

Muğla’dan bir örnek:

Getirin gelini kına yakalım
Temizce arıca kına yakalım
Gelinin sözünü hep tutalım
A gelin a güzel kınan kutlu olsun
Güveyinin yanında sözün tatlı olsun

Hani bunun kaynanası
Kireç ocağında yanası
Kutlu olsun gelinin kınası
A kız a gelin kınan kutlu olsun
Orda da burada da dilin tatlı olsun

Yalnızlık çile gurbet yeni yaşamın güçlükleri üzüntü sitem kına geceleri ile ilgili halk düşüncesinin türkülere yansıyan yönleridir. Bu türkülerle kadınlar açıklayamadıkları duygularını dile getirmektedirler.
Kına yakıldıktan sonra kalan kına orada bulunanlara dağıtılır. Çoğu kez kınanın içine de para konur. Dağıtım sırasında bu para kime çıkarsa darısının ona olacağına inanılır.
Kına yakıldıktan sonra genç kızlar Bilecik ve Edirne’de geline tavan öptürürler. Bu sırada nişanlısının ismini bağırarak söyletirler. Konya’da kız kına yakıldıktan sonra elinin izini ev kapısının üstüne bırakır. Kimi yörelerde herkes gittikten sonra gelinin el ve ayaklarına kına yakılır.
Kına yakıldıktan sonra kadınlar evlerine gider. Kızın yanında genç kızlar kalıp sabaha kadar gelini beklerler. Kendi aralarında eğlenirler oğlan evinin göndermiş olduğu çerezleri yerler. Uyumamak gerekir. Uyuyanın yüzünün boyanması yorgana dikilmesi verilen cezalardandır. Oğlan evinden kalan kişiye eziyet etmek de kızların başlıca eğlencesidir.
Kimi yörelerde kızın yanında kalan kızlar ellerine tencere tava kepçe vb. alıp gürültü çıkararak oğlan evine giderler. Oğlan evi bu kişilere tavuk verir. Bu uygulama tavuk çalma olarak adlandırılır.
Sabah kızlar erkenden kalkarak gelinin elindeki kınayı yıkarlar. Elinin ortasına konmuş olan para ya fakir bir çocuğa verilir veya güveye götürülüp bahşiş alınır. Güvey bu parayı cüzdanında taşır.
Çok yaygın olmamakla birlikte güveye de bazı yörelerimizde kına yakılmaktadır. Kız kınası kadar çok eğlenceli olmamakla birlikte bazen aynı gün bazen de ertesi gün güveye sağdıç tarafından kına yakılmaktadır. Damada yakılan kınaya güvey kınası büyük kına darabul gecesi gibi adlar verilir.
Damada yakılacak kına kız evinde hazırlanır. Kızın kınasının bir kısmı tepsiye konarak mumlarla süslenir. Çalgı eşliğinde delikanlılar tarafından oğlan evine götürülür.
Ortaya getirilen damadın avuç içine veya serçe parmağına kına yakılır. Kına yakıldıktan sonra kız evinden gönderilen mendille damadın eli bağlanır. Bu arada da türkü söylenir.

Güveyi baban Bursa’ya vardı mı?
Bursa kınası aldı mı?
Oğlum yakınsın dedi mi?
Güveyi kınan kutlu olsun
Yarin ağzı tatlı olsun

Önünde mumlar yanası
Allah bir oğul veresi
Güvey kınan kutlu olsun
Yarin ile ağzın tatlı olsun

Düğün Bayrağı Nedir?

Düğün oğlan evine bayrak asılması ile başlamaktadır. Cuma günü öğle nazından sonra camiden çıkanlar oğlan evine gelerek düğün bayrağı asarlar. Düğün bayrağı yörelere göre değişmekle birlikte genelde Türk bayrağı olmaktadır. Uzun bir sırık üzerine takılan bayrağın tepesine elma soğan ayna gibi eşyalar takılarak hazırlanmaktadır. Kimi yörelerde bayrağın yanında gelin ve damadı simgeleyen farklı renklerde kumaş da yer alır. Bayrağı köyün her tarafından görünecek şekilde evin uygun bir yerine genellikle çatıya asarlar. Dualar okunur veya gençler bayrak manileri okurlar. Bu işi yapan kişiye bayraktar denir. Bayrak asılırken dibine kan akıtmak amacıyla horoz kesilir kilitlenmiş bir kilit takılır (Güveyin bağlanmasını önlemek amacıyla. Bu kilit gerdeğe girilirken açılır) Bugün oğlan evi tarafından bayrak yemeği adı altında yemek hazırlanır. Bazı yörelerimizde sağdıç evine de bayrak takılmaktadır.