Osmanlı’da Toplu Yemek Sofraları

Geleneksel kuruluşlarımızın yaşam biçiminden doğduğu belli olan toplu sofra töresi asker ocağında tekke dergâh ve zaviyelerde okullarda kervansaray ve hanlarda gerçekleşmiştir. Bu sofralarda yemek parası genellikle vakıflardan ödenirdi.

Yemek zamanı görevlisi tarafından bina dışında uygun bir yerden yüksek sesle yapılan “sofraya sala ya huuu” çağrısı ile duyurulur o binadaki herkes işini bırakır ve kimseyi bekletmemek için hemen elini yıkayıp yemekhaneye giderdi. Herkes bu sofralardan hangisine oturacağını bildiği için hiyerarşideki yerine oturur saygıyla edep kuralları içinde ortak peçete diyebileceğimiz uzun “yağlık” adlı el dokuması örtünün önüne gelen bölümünü dizlerine örter sofra büyüğünün besmelesini beklerdi. Hemen bütün kaşıklar birden o kocaman çorba k’sesine dalar ve yemek töreni böylece başlardı.

Aile sofrasının kuralları burada da geçerliydi. Konuşma gülüşme yemek seçme ekmeği ısırarak yeme başkalarının hakkına el uzatma yoktu.

Yemek bitiminde toplumun büyüğü ya da onun seçtiği biri yemek dualarından birini okur sonra da bir tutam tuz ağıza atılırdı.

Toplu yemek sofraları doğal olarak erkeklerin yemek yediği yerdi ve kadınlar bu sofralara katılamazdı.



Yorum Yapın